Kara deliklere selam kelam olsun (Yaşasın; F=m.a, kahrolsun; E=m.c^2) Söylenceye göre evren 13.500.000.000 yıl önce ortaya fırlamışSaniyeye çevirirsek13.500.000.000x365x24x60x60 yapıyor kabacaGöya şimdiBu13.500.000.000x365x24x60x60dan hemen sonraki1/100000 .saniyede...
Şiirin adı: Çingeneler de güneşi kaybedebilir ve yaralarını yalayarak iyileştirebilirler “…-İşte geldi,Anne, kara bir tren-işte geldiAnneKara bir sabah-Çok fazla içtinBu, delik- ...
Yarasını yalayarak iyileştirebilenlere Gündüzler zor geçerse Elinle tut saçlarını Koparsa telinin ucuBak güneşe Nasılda yanıyor Sarmaşıkların saçlarını kıskandığı zamana inat Geçer gider rüzgarlar...
Yarasını yalayarak iyileştirebilenlere Gündüzler zor geçerse Elinle tut saçlarını Koparsa telinin ucuBak güneşe Nasılda yanıyor Sarmaşıkların saçlarını kıskandığı zamana inat Geçer gider rüzgarlar...
Topraksız kaldın yine Yazdığım ne varsa her harfi birer birer çıkarın Geride kalan boşlukları haneme yazın Adresim sorulmazsa bilin ki yalnızım Düşünürken tek başına kalmış...
Güvercinler çabuk unuturlar yaşadıkları yerleri Çığlıklar atıyorum güneşin terkedip gittiği boşluğa Karanfilleri teker teker soyuyorum geceden Ellerine bırakamadığım nergislerden boşluğa düşüyorum Sırılsıklam acıların içerisinde yoksullaşıyorum Bir durak var...
Geceyi kökünden söküp toprağa atan, çamurdan yuvalarına dönmek için mevsimleri kovalayan kırlangıçların gece yolculukları üzerine bir denemedir. ...
Dansçı güvercin Kırmızı kanatlarını açan bir güvercin dans eden kızın saçlarının rüzgarda bıraktığı mekana kondu sessizce Dans eden kız habersizce ayaklarını güneşe kadar açıp savurdu Güvercinin...
Çürümüş bedenime ortak olan kurtlara armağandır. Duramadı, patladı erik ağaçları, kirazlar, menekşeler, elektrik direklerinde kırlangıçlar, tarlalar alabildiğince yeşil, gökyüzü, uzatsam elimi ürkecek. Güvercin...
Rüzgarın dili Gecelerden keman sesi dokurken rüzgarın dili göründü uçurumun kenarında ağlarken yaşamak demekmiş nefes almak yıldızlardan Çok yürüdüm bu kaldırımlarda yaşadığım şehre küstüm martılar terkedip gitti çoktan bu...
Yazarım Dağlara I. Sen karanlıklara Gülücük dağıtan kadın Yolun düşerse Buralara Kapı açık Yüreğimde adın Yorgun düşerse Öpmekten dudakların Yazarım dağlara Bitmez hasretin II. Bu bir hayali aşk Ne kuşlar kanat açar güneşe Ne de ılık...
Ahşap Bir Gece Aşk vaktidir bunun adı Ahşap bir gecede gelir üstünü örter Yağmurlar karışır toprağa Susamışçasına Küçücük parmaklarıyla Tepesine çıkar gecenin Kavuşur gülüşler yalnızlığa Paramparça olmuş kar Sımsıcacık...
Dedeme Mektup Sahipsiz uçurumlarda kanat açan kartallar, özgürlüğün kokusunu içlerinde hissederler. İçimde çürümüş bir diş sızlayıp duruyor. Bir dişçi bulup çektirmem gerek, yoksa alıp beni gidecek....
Ölüme geçit yok Kahramandır ölüm kimi hikayelerde Bakmaz adamın gözyaşına Alıverir verdiklerini Paylaşmaz Gelir Alır ve gider Söylenmez koca karılar gibi Ne istediğini bilir Gelir Alır ve gider Geride kalan...
Yumurtadan çıkmak için kabuğu delmeye uğraşan güvercin yavrusunun gözlerini yaşama açmadan az önceki hali üzerine bir denemedir. Sıradan bir yumurtaydı, günler günler önce düştü, tohumlandı...
Yağmur duasına çıkan avuçları susuzluktan kan ter içinde kalmış topraklarına bir yudum su düşmesini bekleyen yuva yapmak için didinen kırlangıçlar üzerine bir denemedir… Önce çağırmak gelir...
Ssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssssss İlginç değil mi? Büyük S ile küçük s arasında görüntü olarak hiçbir fark yokmuş gibi görünüyor. Büyük S’nin kuyruğu yok yakından bakacak olursanız. Küçük...
Bu şehir çürüdü Bir daha doğmayacağım Her şey tekrardan başka ne O veya bu şehir Çok yaşa sözcükleri Günaydın iyi akşamlar Hayırlı olsunlar Gözlerin olmasa Ya o sesin Kalbim dayanır...